top of page

Bazı Gerçeklerden Kaçamazsın - Clair Obscur: Expedition 33 İncelemesi

Clair Obscur: Expedition 33
Clair Obscur: Expedition 33

GİRİŞ:

Bu yıl birçok farklı ödül organizasyonunda toplam 30’a yakın ödül alarak oyun tarihine geçen Clair Obscur: Expedition 33 oyununu eminim ki duymuşsunuzdur. Nisan ayında, oyun henüz çıkmamışken, “Bu oyunu kesin oynamam lazım” dedim ama aylarca başına oturamadım. Oyunun tarzı hoşuma gitmişti ve yazın oynarım diye düşünmüştüm. O yüzden de hikayesi hakkında spoiler yememek için pek oyunla ilgili içeriklere bakmadım. Game Awards sonrası da artık oynamamamın bana yakışmayacağını düşünerek oyunu indirip yaklaşık 4-5 gün içinde oyunu bitirip inceleme yazmaya koyuldum. Biliyorum geç oldu ama Expedition 33 bu sitede olması gereken bir oyun incelemesi:)


Şimdi daha fazla uzatmadan oyuna geçeyim..


OYNANIŞ:

Bana göre oyunun bu kadar beğenilip başarılı olmasının en büyük sebebi, oyunun özgün olması. Ve bu da tabii ki ilk olarak oynanışta göze çarpıyor. Oyun, JRPG oyunlarındaki sıra tabanlı yapı ile gerçek zamanlı aksiyonu kusursuzca harmanlayarak ortaya akıcı ve eğlenceli bir oynanış çıkarmış. Savaş sistemi klasik sıra tabanlı oyunlar gibi işliyor. Sıra hangi ekip üyenizdeyse onun yetenekleri veya eşyaları arasında bir seçim yapıyorsunuz. Bu ikisi dışında serbest nişan dediğimiz özelliği de kullanabilirsiniz. Bu da isminden anlaşılacağı gibi düşmana nişan alarak yapılan vuruşlar oluyor. Eşyalar; size can verebiliyor, yetenek kullanmanız için gerekli olan AP puanı verebiliyor ya da ekibinizden bir kişiyi tekrar diriltmenize yarıyor. Yeteneklerde ise oyun boyunca her karakter için beceri ağacından yeni yetenekler açıp onları kullanıyorsunuz. Savaşlarda her karakter için yalnızca 6 tanesini kullanabiliyorsunuz ve bunları kendi oynayış tarzınıza uygun seçmenizi öneririm. Yalnızca saldırı odaklı yetenekler seçerseniz ve eşyalarınız da biterse bütün düşmanları 10 canla öldürmekle uğraşabilirsiniz.


Savaş öncesi bilmeniz gereken diğer önemli maddeler ise Pikto ve Lümin sistemi. Piktoları haritadan toplayabilir ya da satıcılardan satın alabilirsiniz. Bu piktolardan her karaktere üç tane verebiliyorsunuz ve bunlar karakterin bazı özelliklerini artırırken pasif yetenekler de veriyor. Bunlardan fazlaca ve farklı seviyelerde olduğundan çok olasılıklı bir oynanış sunuyor. Bazısı karakterinizin tur başında +1 AP ile başlamanızı sağlarken bazıları ise serbest nişanda vereceğiniz etki veya hasarı artırabiliyor.


Bu piktolar karakterinizin üstündeyken 4 savaş kazanırsanız bunlar bütün karakterlere aynı anda uygulayabileceğiniz lüminlere dönüşüyor. Lümin hâlindeyken bir karaktere uygularsanız sadece pasif yeteneklerden yararlanabiliyorsunuz. Yani karakterinizin özelliklerini artırmıyor. Lüminleri de istediğiniz gibi kullanamıyorsunuz maalesef. Bunları kullanmak için Lümin Rengi adındaki eşyadan bulmanız veya satın almanız lazım. Bunları harcayarak karakterinize lüminleri takabilirsiniz.


Şimdi oyunun gerçek zamanlı aksiyon kısmına geçmek istiyorum. Öncelikle bilmeniz gereken haritada gezerken düşmandan önce ilk siz ona vurursanız, savaştaki ilk tur sizin oluyor. Bazı düşmanları sıra ona hiç gelmeden öldürebilirsiniz o yüzden bu önemli bir detay. Savaşta ise yaptığınız saldırı sırasında, gamepad veya klavyenizin doğru tuşuna, doğru zamanda basarak vereceğiniz hasarı artırabiliyorsunuz. Hatta bazı saldırılarda eğer tuşa doğru zamanda basamazsanız saldırının iptal olduğu bile oluyor. O yüzden önemsiz bir özellik değil. Aksiyonun zirve yaptığı asıl kısım burası da değil.


Oyunun parry sistemi savaş gerginliğinizi o kadar artırıyor ki bazı savaşlar bitince nefesinizi tuttuğunuzu bile fark etmiş olacaksınız. Karşı taraf saldırırken savuşturma yapabilirsiniz, kaçınma yaparak sadece saldırıdan kaçabilirsiniz, bazı özel saldırılarda zıplayarak veya özel bir tuşla farklı şekilde karşı saldırı yapabilirsiniz. Eğer o turda rakibin tüm saldırılarını savuşturursanız da karşı saldırı (parry) yaparak yüksek hasarlar verebilirsiniz. Tabii oyun bunları ilk kullanacağınız zamanlarda size öğretiyor o yüzden her şeyi aklınızda tutmanıza gerek yok.


HİKAYE/ATMOSFER:

Şimdiyse oyunun yine çok başarılı yaptığı kısımlardan birine gelelim. Bu oyunda hikaye ve atmosferi birbirinden bağımsız anlatamam çünkü iki konu birbiriyle oldukça uyum içinde. Oyun, daha ilk dakikalarında birden fazla duyguyu peş peşe yaşatıyor ve bunu o kadar akıcı yapıyor ki bir anda oyunun karakterleriyle bağ kurmaya başlıyorsunuz. Hikayesinin ilk başta umut dolu olması kendini bir anda hüzne sonra da umutsuzluğa bırakabiliyor. Hikayenin zayıf ya da yüzeysel olmadığını oyunun henüz başlarında anlamanız mümkün.


Tabii hikayesinin güzel olmasının tek sebebi size hissettirdiği duygular değil, oyunun hikayeyi anlamanız için acele etmemesi. Oyunun en başındaki, çok önemsiz gözüken bir olayın nedenini bile oyunun sonunda anlayabiliyorsunuz. Bunları yaparak da oyun merak duygunuzu hep diri tutmayı başarmış. Her karakterin kendine özgü bir karakter gelişimi, hedefleri, hayat görüşleri olması; oyunun gerçek hayatla bağ kurabilmesinin en önemli sebeplerinden. Böylesine güzel işlenmiş bir hikaye, buna paralel olarak değişen atmosferle birleşince oyunun bu kadar ödül alması tabii ki kaçınılmaz oluyor.


GRAFİKLER/ANİMASYON:

Alternatif bir evrendeki Paris’i anlatan oyunda; düşmanların tasarımı, manzaralar, sokaklar ve oyunun içindeki devasa yapılar size masalsı bir havada oynanış sunuyor. Unreal Engine 5 kullanımıyla grafik ve animasyon kalitesinde bir başyapıta imza atmış. Sağda solda gördüğünüz rastgele objelerin bile iyi tasarlanmış olması oyundan alacağınız keyfe katkı sağlıyor. Oyunun su altında geçen bölümüyle dağın tepesinde ya da bir mağarada geçen bölümündeki tasarımlar, o bölgenin atmosferine mükemmel uyum sağlayacak şekilde oluşturulmuş.


Animasyon tarafında ise gözlem yapacağımız yerlerden biri de savaş sırasındaki animasyonlar. Oyun, karakterlerin parry veya saldırı yaptığı sıradaki animasyonlarda gerçekten düşmana hasar verdiğinizi size hissettirecek animasyonlara sahip. Savaş sırasındaki gerginlikten belki fark etmeyeceğiniz detaylar olsa da oyuna katkısı epey fazla.


SES TASARIMI/MÜZİK:

Kişisel olarak oyunda en beğendiğim nokta kuşkusuz oyunun müzikleri. Belki ileride bu oyuna benzer oynanışa, mekaniğe sahip oyunlar geliştirilebilir ama bu müzikleri bir daha yapmak çok zor. Oyun müzikleri, belki de 10 üzerinden 3 duygusallığa sahip bir sinematik sırasında, sizi gözlerinizin dolacağı bir kıvama getirebiliyor. Burada tebrik edilmesi gereken hem Lorian Testard hem de Alice Duport-Percier. Ama harika sesiyle bu müzikleri çok daha başka yerlere taşıyan Alice hanıma da ayrıca teşekkür etmek isterim.


SONUÇ

Aldığı ödüllerin “çoğunu” hak eden ve bir başyapıt olarak 2025 yılının hatırlanmaya değecek oyunlarından biri olduğu aşikâr. Gerek oynanıştaki özgünlüğü gerekse müzikleri, bence oyunun başarılı olmasının en büyük sebeplerinden. Tabii oyunun bu sene karşısına GTA VI gibi büyük rakiplerin çıkmaması da parlamasını sağladı. Hayatta bazen şans sizi en zirveye taşıyabilir. Ama bunun için yine de ortaya kaliteli işler koymak gerekiyor.


ARTILAR:

  • Harika müzikler

  • Sıra tabanlı ve gerçek zamanlı aksiyonun kusursuz birleşimi

  • Hikaye ve karakter derinliğinin muazzam olması


EKSİLER:

  • Oyun içi harita olmaması

  • Yer yer objelere takılma ve platformlardaki sorunlar

Yorumlar


bottom of page